15 Ocak 2022 Cumartesi 08:54
Nefesler tutuldu, 31 Aralık gecesi yaşanacak! Bir kolye gibi...

'2022 YILININ SON AYINDA GERÇEKLEŞECEK'

"2022 yılının son ayında Güneş Sistemi'ndeki yedi gezegen ve Ay akşam gökyüzünde görünür olmaya başlayacak." Bu sözler TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nden Dr. Tuncay Özışık'a ait. Gezegenlerin aralık ayı boyunca gökyüzünün aynı bölgesine geleceğini söyleyen Dr. Özışık, "Özellikle ayın ikinci yarısından itibaren yılın son gününe kadar çıplak göz ile görülebilen Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn günbatımından hemen sonra güney-batıdan kuzey-doğuya kadar olan bir hat üzerinde gözlenebilir olacak" diye konuştu.

Bu enteresan gökyüzü olayının teleskobu olan meraklı amatörler tarafından takip edileceğini söyleyen Dr. Tuncay Özışık, Uranüs ve Neptün gezegenlerinin de bu hat üzerinde gözlemlenebileceğini belirtti. İlginç gök olayının yalnızca 31 Aralık 2022 gecesine ait olmadığının altını çizen Dr. Özışık, yılbaşından sonra yani 2023'e adım attığımız ilk günlerde de birkaç gün boyunca bu tablonun gözlemlenebileceğini söyledi

'AY, JÜPİTER VE MARS ARASINDA KONUMLANACAK'

Doç. Dr. Orkun Özdarcan da 31 Aralık 2022'de gün batımından sonra Güneş Sistemi'ndeki tüm gezegenlerin gökyüzünde olacağını, bunlardan beş tanesinin çıplak gözle rahatlıkla gözlenebileceğini söyledi. Bu beş gezegenin güneybatı ufkundan kuzeydoğuya doğru Merkür, Venüs, Satürn, Jüpiter ve Mars olduğunu belirten Doç. Dr. Özdarcan, kalan iki gezegen Uranüs ve Neptün'ün gözle görülemeyecek kadar sönük olduğunu, bu iki gezegeni gözlemek isteyenlerin bir gök atlasına ve teleskoba ihtiyacı olacağını vurguladı.

Bu gezegenlerin haricinde Ay'ın da gökyüzünde büyüyen şişkin ay olarak Jüpiter ile Mars arasında konumlanacağını söyleyen Doç. Dr. Özdarcan, "Havanın bulutsuz olduğu ve pus çökmeyen yerlerde gökyüzü meraklıları bu olayı takip edebilir" diye konuştu.

'GÖKYÜZÜNDE KOLYE GÖRÜNTÜSÜ OLUŞACAK'

Tıpkı Dr. Tuncay Özışık gibi bu gökyüzü olayının sadece 31 Aralık 2022 akşamına özgü olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Orkun Özdarcan, aralık ayının son haftası gezegenlerin gün batımından sonra gökyüzünde gözlenebileceğini belirtti. "Meraklı gökyüzü bilimcileri 24 Aralık 2022 günü gün batımından 30 dakikaya kadar sonra güneybatı ufkuna baktıklarında hilal evresindeki Ay'ı, Merkür ve Venüs gezegenleri ile birlikte görebilir" diye konuştu.

Ay'ın gökyüzünde gezegenlere göre çok daha hızlı hareket ettiğini söyleyen Doç. Dr. Özdarcan, Ay'ın 26 Aralık 2022'de Satürn'ü, 29 Aralık 2022'de Jüpiter'i ziyaret edeceğini söyledi. 28 Aralık ve 29 Aralık 2022 akşamlarında gökyüzüne bakanların, güneybatıdan kuzeydoğuya doğru geniş bir gökyüzü parçasında dizilen beş gezegeni ve bunların ortasında da Ay'ı çıplak gözle görebileceğini belirten Doç. Dr. Özdarcan, "Bu dizilim, gökyüzünde bir kolye görüntüsü verecek. Ay da bu kolyenin ortasındaki değerli taş gibi görünecek. Ortaya görsel olarak güzel bir görüntü çıkacak" dedi.

BENZERİ NE ZAMAN YAŞANMIŞTI?

Peki 31 Aralık 2022 gecesi bu özel tablo için neden özellikle vurgulanıyor? Bu geceyi özel kılan ne? Dr. Tuncay Özışık, gökyüzünde gerçekleşecek görsel şölenin sadece 31 Aralık 2022'ye özel olmadığını belirterek "Yılbaşı gecesi farklı bir etkinlik yapmak isteyen gökbilim meraklıları için bu tarih sembolik olarak verilmiştir" diye konuştu.

Bu tür dizilimlerin yani çıplak göz ile izlenebilen gezegenlerin hepsinin akşam gökyüzünde gözlemlenebilir olmasının belirli periyotlarla yaşandığını belirten Dr. Özışık, 2022 sonunda gerçekleşecek olan dizilimin bir benzerinin 2018 yılının ekim ayında gerçekleştiğini hatırlattı.

'BİR SONRAKİ TARİH 15 MART 2080'

Doç. Dr. Orkun Özdarcan da gezegenlerin gökyüzünde bir araya gelmelerinin tıpkı güneş tutulmaları gibi çok sık yaşanmadığını bu yüzden ilgi çekici olduklarını söyledi. Gökyüzünde bu tür bir gezegen dizilimi ve Ay'ın gezegenleri sırayla ziyaret etmesinin 18-27 Haziran 2022 tarihleri arasında da gözlenebileceğini belirten Doç. Dr. Özdarcan, "Bu tarihte gezegenler ve Ay sabah 05.00 sularında gözlenebilir olacak. Erken kalkan meraklı gökyüzü gözlemcileri havanın bulutsuz olması durumunda bu olayı da gözlemleyebilecek" diye konuştu.

Jüpiter ve Satürn'ün bu türden yakınlaşmasının en son 800 yıl önce olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Özdarcan, bir benzer tablonun 15 Mart 2080 tarihinde yaşanacağını söyledi. Doç. Dr. Özdarcan, "2022 yılında gerçekleşecek gezegen dizilimlerinin gezegen gözlemi bağlamında son iki yılın en önemli gök olayı olduğu söylenebilir" diye konuştu

'20 YIL ARADAN SONRA İLK DEFA GERÇEKLEŞECEK'

Gezegenlerin konumsal olarak gökyüzünde belirli bir bölgede bir araya gelmelerinin nadir gerçekleşen bir durum olduğunun altını çizen Doç. Dr. Orkun Özdarcan, "2022 yılı içinde gerçekleşecek gezegen dizilimleri 20 yıl aradan sonra ilk defa gerçekleşecek olduğundan gökyüzü gözlemciliği açısından önemli" vurgusunu yaptı.

Böyle bir dizilimin en son 2002 yılının nisan, mayıs ve haziran aylarında gerçekleştiğini hatırlatan Doç. Dr. Özdarcan, "Bu olayda çıplak gözle görülebilen beş gezegen Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn gökyüzünde 33 derece gibi oldukça dar bir aralıkta dizilmişlerdi. Ortalama fiziğe sahip bir insan kolunu gökyüzüne doğru uzatıp elini bir karış olacak şekilde açarsa bu bir karış gökyüzünde yaklaşık 25 derecelik bir açıya denk gelir. Bu karşılaştırma sayesinde 2002'de gerçekleşen olayda gezegenlerin birbirlerine ne kadar yakın konumlandığı da anlaşılabilir" diye devam etti. Doç. Dr. Özdarcan ayrıca gezegenlerin gökyüzünde dar bir bölgede toplanmasının, bu gezegenlere yakın geçiş yapması planlanan uyduların daha ekonomik olarak uzaya gönderilmesi ve daha az maliyetle hedeflerine ulaşması noktasında avantaj sağladığına dikkat çekti.

'20 VEYA 30 YILDA BİR YAŞANIYOR'

2022'de oluşacak tablonun bir benzerinin 3-4 yılda bir gerçekleştiğine dikkat çeken Dr. Tuncay Özışık, "Gezegenlerin dolanım periyotları birbirinden çok farklıdır ve dizilim hesapları çok karmaşıktır" diye konuştu. Doç. Dr. Orkun Özdarcan da çıplak gözle görülebilen Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn gezegenlerinin aslında kısa aralıklarla gökyüzünde belirli bir bölgede bir araya geldiklerini ancak bu olayların çoğunda Güneş'in bu gezegenlerin arasında konumlandığını, bu yüzden gezegenlerin bir arada görülemediğini belirtti.

"Sabah gün doğumundan önce ya da akşam gün batımından sonra gezegenlerin bir araya gelmesi 20 veya 30 yılda bir gerçekleşebilen bir durum" diyen Doç. Dr. Özdarcan, "Gezegenlerin dolandığı yörüngelerin birbirleriyle aynı olmaması ve yörüngelerinde farklı hızlarla hareket etmeleri nedeniyle bu tür dizilimler için net bir dönem söylemek oldukça zordur" diye devam etti.

'ATLETİZM' ÖRNEĞİ

Peki vatandaşlar gezegenlerin gökyüzünde dizilmelerini zihinlerinde nasıl canlandırabilir? Doç. Dr. Orkun Özdarcan, bunu atletizm örneğiyle açıkladı. Doç. Dr. Özdarcan, bir atletizm pistinin merkez noktasında olduğumuzu ve pistte farklı kulvarlarda koşarak yarışan beş tane koşucuyu izlediğimizi hayal etmemizi söyledi.

"Yarış esnasında farklı kulvarlardaki koşucular farklı hızlarla koşacağından belirli aralıklarla koşucular arasında tur bindirme olayı gerçekleşecektir. Tur bindirmelerin bazılarında tüm koşucular birbirine yaklaşır" diyen Doç. Dr. Özdarcan, "İşte böyle bir anda merkezdeki izleyici olarak bizler onların hepsini pistin dar bir bölgesinde bir arada görme şansı yakalarız. Gezegen diziliminde de atletizm pistini gökyüzü, koşucuları da gezegenler olarak düşünebiliriz" diye konuştu.

25 EKİM 2022'YE DİKKAT!

2022 yılında başka önemli hangi gökyüzü olayları yaşanacak? Dr. Tuncay Özışık, 25 Ekim 2022'de parçalı Güneş tutulmasının ülkemizden de gözlemlenebileceğini söyledi. Doç. Dr. Orkun Özdarcan, 25 Ekim'deki parçalı Güneş tutulmasının öğlen 12.40-15.05 arasında gerçekleşeceğini, tutulmada Güneş diskinin yaklaşık yüzde 50'si yeni ay evresinde olan Ay tarafından örtüleceğini belirtti.

Tutulmanın sadece özel filtreli tutulma gözlüğü ya da gözlem türü için üretilmiş özel filtrelerle gözlenmesinin tavsiye edildiğini söyleyen Doç. Dr. Özdarcan, "Çıplak göz ya da teleskop veya dürbün gibi optik bir cihaz kullanımından kesinlikle kaçınılmalı. Aksi durumda kalıcı göz hasarları ve gözde kalıcı körlük ortaya çıkabilir" uyarısında bulundu.

9'UNCU GEZEGEN GERÇEKTEN BULUNDU MU?

Ve son günlerin en merak edilen, en tartışılan konularından biri olan '9. gezegen' konusu... Kasım ayında İngiltere'de yapılan bir araştırmada Güneş Sistemi'ndeki 9. gezegenin keşfedilmiş olabileceği bilgisi yer alıyordu. Peki gerçekten 9. gezegen keşfedildi mi? Dr. Tuncay Özışık, bu konunun her zaman tartışıldığını ve spekülatif bir konu olduğunu söyleyerek "Bu araştırmalar daha çok uzay teleskopları ve yer tabanlı büyük ayna çaplı teleskoplarla yapılıyor" dedi.

Araştırmalara temel dayanak olarak Neptün'ün yörüngesindeki düzensizliklerin Plüto tarafından oluşturulamayacağının gösterildiğini söyleyen Dr. Özışık, "Söz konusu araştırmadaki Kuiper asteroit kuşağındaki gökcisimlerinin bu etkiyi yapma ihtimali söylendiği zayıf bir olasılık. Bu tür araştırmaların özellikle Kızılötesi dalga boylu gözlemler ile yapılması gerekiyor" dedi. Bu konuda geçtiğimiz günlerde fırlatılan ve yörüngesine yerleşmek üzere yolda olan James Webb Uzay Teleskobu'ndan büyük bir beklenti olduğunu söyleyen Dr. Özışık, "Gözlemlere başlandığında bu konuda çok önemli keşifler çıkacaktır" diye devam etti.

'EĞER 9'UNCU GEZEGEN GERÇEKTEN VARSA...'

Doç. Dr. Orkun Özdarcan, 'cüce gezegen' Plüton'dan daha uzakta bulunan bir cisim keşfedilirse bu keşfin tarihi olacağını ancak şu ana kadar yer konuşlu teleskoplardan ve uzayda yer alan Hubble uzay teleskobu gibi uydu gözlemevlerinden yapılan gözlemlerde Plüton'un ötesinde bir cismin varlığına rastlanmadığını, bunun yerine Plüton'dan daha büyük ya da küçük binlerce cismin varlığının keşfedildiğini söyledi.

"Bu keşifler sonucunda Plüton gezegen sınıfından çıkartıldı ve 'cüce gezegen' diye yeni bir sınıf tanımlandı" diyen Doç. Dr. Özdarcan, "Eğer 9'uncu gezegen gerçekten varsa bu gezegenin bildiğimiz klasik gezegenlerle benzer boyutta olması ve kendisine yakın bölgede aynı boyutta başka bir cismin olmaması koşullarını da sağlaması beklenir" diye konuştu. İngiltere'de yapılan araştırmadaki makalede yer alan bulguların 9'uncu gezegen olasılığının kuvvetli olmadığına işaret ettiğini söyleyen Doç. Dr. Özdarcan, "Gözlemlerle bu olasılığın test edilmesi bilimsel olarak önemli" diye konuştu.

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol