AB'nin hedefi Türkiye mi?

Avrupa Birliği (AB), vize serbestisi anlaşmalarının askıya alınmasını sağlayacak "fren mekanizmasını" müzakere kararı alırken, uzmanlar bu kararda Türkiye faktörünün etkili olduğu görüşünde.

AB'nin hedefi Türkiye mi?

Avrupa Birliği (AB), vize serbestisi anlaşmalarının askıya alınmasını sağlayacak "fren mekanizmasını" müzakere kararı alırken, uzmanlar bu kararda Türkiye faktörünün etkili olduğu görüşünde.

25 Mayıs 2016 Çarşamba 12:03
AB'nin hedefi Türkiye mi?

 Uzmanlar, AB Komisyonunun Türkiye, Gürcistan, Kosova ve Ukrayna  vatandaşları için vize serbestisi sağlanmasına yönelik aldığı tavsiye kararlarını  takiben gündeme gelen "fren mekanizmasını" AA muhabirine değerlendirdi.
 
Alman Marshall Fonu Ankara Ofisi Direktörü Özgür Ünlühisarcıklı, fren  mekanizmasının genel olarak bundan sonra vize serbestisi verilecek tüm ülkeleri  kapsadığını ancak geçmişte vize serbestisi anlaşması yapılmış ülkeleri de  potansiyel olarak içerebileceğini söyledi.
 
Fren mekanizmasının özellikle Türkiye'yi hedef aldığını savunan  Ünlühisarcıklı, şunları kaydetti:
 
"AB ile Türkiye arasında yapılan, hayata geçip geçmeyeceği şüpheli  olan, vize serbestisini de içeren anlaşma, Avrupa kamuoylarında popülist partiler  tarafından malzeme yapılıyor ve kamuoylarında tepki çekiyor. Örneğin Forsa adlı  araştırma şirketi tarafından Handelsblatt gazetesi için yapılmış araştırma  Almanların yaklaşık yüzde 60'ının vize anlaşmasına karşı olduğunu gösterdi."
 
İngiltere'de de AB'den ayrılmayı hedefleyen kesimlerin Türkiye'nin tam  üye olma olasılığının yanı sıra vize serbestisi konusunu kullandığına dikkat  çeken Ünlühisarcıklı, "En çok dile getirilen endişe, çok sayıda Türkün vize  serbestisinin sağlayacağı imkanla 90 günlük yasal süreyi aşıp yasa dışı olarak AB  ülkelerine göç etmeleri." dedi.
 
AB'de politika yapıcılarını kaygılandıran etkenlerden birinin de  Türkiye'den AB ülkelerine yönelik siyasi iltica vakalarında artış yaşanması  olasılığı olduğunu belirten Ünlühisarcıklı,  "Söz konusu fren mekanizması, gerek  kamuoyları gerekse politika yapıcıları arasında gözlemlenen bu kaygıları  azaltmayı ve böylelikle Türkiye'ye yönelik vize serbestisini kolaylaştırmayı  hedefliyor." görüşünü dile getirdi.
 
"Şeytan ayrıntılarda gizli olacak"
 
Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Avrupa Dostları'nın (Friends of  Europe) Başkanı Giles Merritt de vize freninin Balkan ülkelerinden önce  Türkiye’yi hedef aldığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Berlin’in Ankara ile vardığı, sığınmacı akınını durdurmak  karşılığında AB’nin vize serbestisi vermesine dayanan anlaşma Avrupa’nın pek çok  kesiminde tepki çekti. Fren mekanizmasının nasıl işleyeceğini henüz kimse  bilmiyor. Bunun da Avrupa'da en az sığınmacı krizinin kendisi kadar bölücü bir  etki yaratması güçlü bir risk. AB düzeyindeki pek çok düzenlemede olduğu gibi  burada da şeytan ayrıntılarda gizli olacak."
 
Fren mekanizmasının Schengen ruhuna zarar verebileceğini belirten  Merritt, "Ama aynı zamada kıta Avrupasında Schengen’in sağladığı sınırsız  seyahatin hala kurtarılabileceğine dönük umutları da güçlendirebilir." diye  konuştu.
 
Fren mekanizması 2013'ten beri mevcut
 
Brüksel Merkezli düşünce kuruluşu Avrupa Politika Merkezi'nin  (European Policy Center) göç ve nüfus hareketleri uzmanı Yves Pascouau ise fren  mekanizmasının 2013'ten bu yana mevcut olduğunu ancak bugüne kadar hiç  kullanılmadığını söyledi.
 
Gündeme gelen son önerinin mevcut mekanizmada bir değişikliğe  gidilmesini öngördüğünü anlatan Pascouau, "Amaç fren mekanizmasının harekete  geçirilmesini hızlandırmak ve kolaylaştırmak." ifadesini kullandı.
 
Pascouau, önemli bir değişikliğin de fren mekanizmasını artık AB  Komisyonunu harekete geçirebilecek olması olduğunu söyledi.
 
Fren mekanizmasının gündeme geldiği 2013'ten önce vize serbestinden  geri dönüş olmadığını aktaran Pascouau, "Artık vize serbestisi kalıcı olarak  verilmeyecek, geri alınması veya durdurulması her zaman mümkün olacak." dedi.
 
Almanya'nın pozisyonu

 
Almanya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Johannes Dimroth, cuma günü yaptığı  açıklamada, AB’nin vize muafiyetini zorunluluk durumunda askıya alması ya da  sınırlandırmasını sağlayan mekanizmanın yalnızca Türkiye için öngörülmüş bir  düzenleme olmadığını söylemişti.
 
Dimroth, Türk vatandaşlarına vize serbestisi getirilmesi durumunda  bunun Avrupa’ya yönelik yasa dışı göçü veya iltica başvurularını artıracağı  yönünde endişelerinin bulunup bulunmadığı sorusuna, "Bizim için önemli olan bu  konudaki tartışmalar dışında bir acil durum mekanizmasının mevcut olması. Bu  bize, vize serbestisinin gerçekleşmesi durumunda, şu an için öngörülemeyen  suistimallerde, AB hukukuna göre kararın geri alınması ya da kısıtlanması imkanı  veriyor. Bu sadece Türkiye için değil, tüm vize serbestisi olan ülkeler için  geçerli." şeklinde yanıt vermişti.
 
AB adalet ve içişleri bakanlarının Brüksel’de cuma günü yaptığı  olağanüstü toplantıda AB Komisyonunun vize serbestisinin gerekli durumlarda  askıya alınmasını kolaylaştıracak fren mekanizması önerisiyle 18 Mart'ta üzerinde  uzlaşma sağlanan Türkiye-AB mutabakatı konuları ele alınmıştı. Toplantıda, AB’nin  gerekli durumlarda vize serbestisini askıya almasını kolaylaştıracak bir  mekanizma kurulmasına yönelik Fransız-Alman ortak önerisi destek görmüştü.
 
AB Komisyonunun karar alarak bir ülkeye uygulanan vize serbestisine  son verebilmesini öngören değişiklik önerisine göre, böyle bir karar için geri  kabul anlaşmalarında işbirliğinin azalması, AB'ye bir ülke üzerinden başka ülke  vatandaşlarının kaçak yollarla girişinin artması, üye devletlerin güvenliklerine  yönelik risklerde artış olması, vize serbestisi sağlanan ülkenin vatandaşlarının  yasa dışı olarak Schengen üyesi ülkelerde kalışlarında artış olması gibi durumlar  gerekçe olabilecek.

Anahtar Kelimeler:
TürkiyeAb
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol