24 Kasım 2021 Çarşamba 11:31
Döviz kurlarında bundan sonra ne olur?

CNN Türk canlı yayınına katılan Prof. Dr. Sefer Şener, döviz kurlarındaki hareketlikle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Şener konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:

Piyasadaki algı beklenti bundan sonraki süreçte de hükümetin hızlı bir şekilde Merkez Bankası ile koordineli olarak faizi düşüreceği sonucu ortaya çıktı.

"ZAMANLAMA İLE İLGİLİ BİR SIKINTI VAR"

Japonya ve Çin’de üretici fiyatları artıyor. Politika kamuoyu tarafından sorgulanmıyor aslında. Zamanlama çok önemli gözüküyor. Bir taraftan enflasyon çok yüksek diğer taratan Fed’in faiz kararını daha öne çekebileceği satın alınmaya başlandı. İş dünyası cephesinde bu politika uzun vadede faydalı ancak konjonktür olarak bu zamanlamanın çok uygun olamayabileceği tartışılıyor.

Vatandaşın tasarrufu dahi döviz olarak tutuluyor. Bu algıyı da değiştiriyor. Vatandaşlar açısından beklentiyi farklılaştırıyor. O yüzden diyoruz ki bu politikalar aslında Türkiye’nin geleceği açısından son derece faydalı. Ancak zamanlamayla ilgili bir sıkıntı var. Bu politika bir iki yıl önce uygulansaydı kurlar üzerinde bu kadar etkili olmayacaktı belki de.

Avrupa’da artış eğilimi var ABD’de enflasyonda artış eğilimi var. Tabi sayın cumhurbaşkanı da şunu söylüyor. Bu bir dönüşüm ve bunu yakalamak gerekiyor diyor. Kamuoyunda bu durumun oluru olmazı çok tartışılmıyor aslında. Zamanlamayla alakalı da kurda oynaklığı görüyoruz. Piyasada derinlikte yok. Yüksek oranda alıcı ve satıcı olduğundan fiyatlar çıkmıyor. Gelebilecek olumlu beklenti artmaya başladığında bu yüksek seviye aşağı yöne de gidebilir.

STOKÇULUĞA KARŞI NASIL ÖNLEM ALINMALI? 

Bazı firmaların stokçuluk yaptığı ile ilgili konuşuluyor. Böyle firmalar var fakat Türkiye'de piyasalar şöyle işliyor. Piyasada dolanan paranın iki katı kadar kendi içerisinde oluşturduğu emisyonu var. Her sektörün ayrı bir ticaret yapısı var. Piyasa birbirine açtığı vadelerle iş yapıyor. Ortalıkta tabi ciro, senetler var ancak piyasada dolanan paranın çok üzerinde ticaret yapılıyor. Ve bu ticaret piyasaların birbirine açtığı kredi ile ilerliyor.

Enflasyonda bu kadar hızlı oynaklık olunca doğal olarak firmalar hammadde ve üründe süreyi kısıtlıyorlar. Günlük ve peşin istiyorlar. Zaten firmalar alanına göre yüzde 15-20 kar marjıyla çalışıyor. Kurda yüzde 15-20’lik artış olunca firmalarda işleyiş değişiyor.

Firmalar bu süreci tamamen sekteye uğratıyor diyemeyiz. Piyasanın kendi kendine açtığı kredibilite üzerinden dönüyor. Bu da iki aylık üç aylık gerekirse altı aylık vadelerle çalışıyor. Bozulan aslında kurdaki yükselişler uygulamayı bozuyor. Unla ilgili stokçuluk var mı? Türkiye’de yapılan hesaplar Türkiye’nin yıllık 18 milyon ton buğday tüketimi yapıyoruz. Bu sene beklenen 20 milyon tondu. Küresel etki ve kuraklık var. Bu sene 15 milyon ton olarak gerçekleşti. 3 milyon tonluk açık görülmesi ilerleyen aşamalarda firmaları sıkıntıya sokuyor. Aslında firmaların yapması gereken şubat martta bu sıkıntı oluşacaksa en azından şu an stokçuluğu yapmaması lazım.

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol