22 Kasım 2021 Pazartesi 19:53
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kur ve faiz oyununu görüyoruz

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında düzenlenen Kabine Toplantısı 3 saat 15 dakika sürdü. Cumhurbaşkanı Erdoğan toplantı sonrası açıklamalarda bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

"Sözlerime Cuma günü bizzat yerinde sevinçlerini paylaşacağım, İzmirli kardeşlerimle başlamak istiyorum. 30 Ekim'de İzmir'de acı bir deprem yaşadık. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum. Depremi ilk anından itibaren hükümet olarak tüm imkanlarımızla vatandaşlarımızın imdadına koştuk. Deprem anından itibaren Bakanlarımızla, AFAD'la Kızılay'la ilgili tüm kurumlarımızla sahadaydık. Evleri yıkılan vatandaşlarımızın bir an önce yuvalarına kavuşturmak için harekete geçtik.

Yaşanan depremin ardından Elazığ'da 23 bin 677 konut, Malatya'da 6 bin 880 konut yaparak, bir yıl geçmeden vatandaşlarımıza teslim etmeye başlamıştık. İzmir'de de aynı hızda konutlarımızı inşa ettik. Hazırlıkları tamamlayarak yıkılan evlerin yerine yeni konutların temellerini 22 Şubat'ta attık. Bayraklının 3 mahallesinde 7 ayrı bölgede bin 391 konut inşa ettik. İnşallah Cuma günü bu konut ve dükkanları vatandaşlarımıza teslim edeceğiz.

"İZMİR'DE DE BİR SÖZÜMÜZÜ YERİNE GETİRMENİN MUTLULUĞUNU YAŞIYORUZ"

İzmir'de inşa ettiğimiz konutlarımızı ilk 24 ayı ödemesiz, 216 ayı ödemeli olmak üzere 20 yıl vadeyle vatandaşlarımıza takdim edeceğiz. Aylık ödemeler 2+1 740 lira, 3+1 konutlarda 1020 liradan başlayacak. Maliyetinin çok altı fiyatlarla ev sahibi yapıyoruz. 19 yıl boyunca verdiğimiz sözleri tuttuysak hamdolsun İzmir'de de bir sözümüzü yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz.

"160-360 BİN TL ARASINDA EV SAHİBİ OLACAKLAR"

İzmirli depremzedeler 160-360 bin TL arasında ev sahibi olacaklar.

Türkiye geçtiğimiz 19 yılda demokraside ve kalkınmada çok büyük bir değişim yaşamıştır. Bu değişimin etkilerini insanlarımızın günlük haklarından, ülkemizin uluslararası konumuna kadar her yerde görmek mümkündür. Atılan her adımın gerisinde verilen büyük mücadele ve yapılan fedakârlıklar vardır. Çok partili siyasi hayatına geçtikten sonra tek parti faşizminden beklenen, vesayeti güçlendirmek isteyenler hep olmuştur.

Kimi zaman ekonomi, siyasi kriz kimi zaman darbelerle milletimizin üstüne ağır yük bindiren bu sistemin ekonomik boyutları vardır. Yıllarca borçlanmak zorunda olan bir ülke olduk. Parlamenter sistemde hiçbir hükümetin bu şantaja karşı durabilecek gücü olamadığımız için ülkemiz siyasi istikrarsızlık batağına mahkum edilmiştir. Bilhassa Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sayesinde bu mücadeleyi verebilecek azme ve imkana kavuştuk.

Yükselen enflasyon veya fiyat artışlarıyla sonuçlan ekonomik sıkıntılar elbette vardır. Fiyatlardaki düzenli artışı ifade eden enflasyonun olduğu yerde yatırım olmayacağı, üretim azalacağı, istihdam düşeceği için dengeler bozulur. Kurdaki yükselişe bağlı olarak kimi ürünlerdeki fiyat artışı yatırım, üretim, istihdamı etkilemez. Tam tersine kurdaki rekabet gücü yatırımda, üretimde, istihdamda artışa yol açar. Ülkemizdeki durum tam da budur.

Ülkemizde yaşanan durum, fiyat artışıdır. Velev ki enflasyon olsa bile dünyaya baktığımızda enflasyonu yenmek için ülkeler farklı yöntemler izlemişlerdir.

"EKONOMİK KURTULUŞ SAVAŞINDAN DA ZAFERLE ÇIKACAĞIZ"

Ya büyümeden, üretimden, istihdamdan vazgeçecektik ya da mücadeleyi sürdürecektik. Her zaman olduğu gibi mücadeleyi tercih ettik. Ülkemizi bunca tuzaktan, badireden nasıl çıkardıysak Allah'ın yardımı ve milletimizin desteğiyle bu ekonomik kurtuluş savaşından da zaferle çıkartacağız.

Türkiye belki de tarihinde ilk defa kendi ihtiyaçlarına ve gerçeklerine uygun bir ekonomi politikası izleme fırsatı elde etmiş.

"HEPSİNİN TEPESİNE BİNECEĞİZ"

Kurdaki yükseliği bahane ederek fahiş fiyat artışları yapanlara göz açtırmayacağız. Hepsinin tepesine bineceğiz.

Politika faizinin düşük tutulmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Kurun piyasadaki hareketlerini takipte kararlıyız.

"BANKALARDA VE YASTIK ALTINDA CİDDİ BİR DÖVİZ VARLIĞI VAR"

Bireylerin döviz borcu değil, bankalarda ve yastık altında ciddi bir döviz varlığı vardır. Kayda değer döviz borcu olan şirketimiz de yoktur.

Faiz sebep enflasyon neticedir. Ülkemizi mandacı iktisatçıların arzuladığı şekilde küçültecek politikaları reddediyoruz.

Önümüzdeki aylardan itibaren bu politikanın insanların günlük hayatlarındaki olumlu yansımalarını görmeye başlayacağız."

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol