26 Kasım 2021 Cuma 11:00
Polisten kaçtı, bekçiyi şehit etti: 'Örnek vatandaşım' dedi

Mayıs ayında Koronavürüs tedbirleri kapsamında gece saat 02.00 sıralarında yol denetiminden kaçarak dur ihtarına uymayan sürücü Önder Çınar, Küçükçekmece Atakent Mahallesinde denetim yapan gece bekçileri Kadir Aykutluğ (32) ve Kansu Turan'a çarpmıştı. Kaza sonrası bacağı kopan bekçi Turan şehit olmuş, Aykutluğ ise yaralanmıştı. Bakırköy Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede Önder Çınar'ın 1,55 promil alkollü iken yapılan ikazlara rağmen uygulama noktasında görevli bir bekçinin ölümüne bir bekçinin de yaralanmasına sebebiyet verdiği aktarıldı. İddianamede Önder Çınar'ın "Olası kastla kasten Öldürme" ve "Olası kastla öldürmeye teşebbüs" suçlarından 23 yıldan 43 yıl 9 ay'a kadar hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi.

Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya sanık Önder Çınar bulunduğu cezaevinden getirildi. Duruşmada kazada yaralanan Kadir Aykutluğ, şehit Kansu Turan'ın ailesi, tanıklar ve taraf avukatları da hazır bulundu.

"HERKESİN BAŞINA GELEBİLECEK BİR TRAFİK KAZASIDIR"

Önder Çınar savunmasında "Huzurunuzda aileye başsağlığı diliyorum. Geçmiş olsun diyorum. Ben düzenli hayatı olan biriyim. Örnek bir vatandaşım. Kasıtlı olabilecek hiçbir durum yok. Benim olayım tamamen bir trafik kazasıdır. Bir kastım yoktur. Ben milliyetçi bir Türk vatandaşıyım. Bu durumdan dolayı çok üzgünüm. Herkesin başına gelebilecek bir trafik kazasıdır. Seyir halindeyken karanlıkta çarptım. Hiçbir işaret görmedim. Böyle bir olaya sebep olduğumdan dolayı üzgünüm. Hızım 100/110 km arasındaydı. Geç bir saatti evime gidiyordum. Polis aracı görmedim, görseydim hızımı azaltırdım. Sol şeritteki aracı geçmek istediğim için kaza yaptım. Çarptıktan sonra direksiyon hakimiyetimi kaybettim. Direk ve menfeze çarparak durdum. Kazadan sonra araçtan indim. Sonra da memurlar beni aldı. Kaçma gibi bir teşebbüsüm yok" ifadelerine yer verdi.

"ARACI ÜZERİMİZE KASTEN SÜRDÜ"

Kadir Aykutlu ise ifadesinde "O gün İstanbul genelinde sokağa çıkma yasağı vardı. Biz orada kontrol noktası oluşturmuştuk. 12 duba vardı 7'sini ezdi. Polis aracının tepe lambası yanıyordu. Giysilerimizde parlayan reflektör, ellerimizde ise fener vardı. Kasten aracı üzerimize sürdü. Olay öncesi telsizden bir aracın aşırı hız yaptığı için kovalandığına dair uyarı geldi. Biz bir ticari taksiyi durduruyorduk. Taksi durdu, arkadaşımın son sözü taksinin şoförüne 'İyi geceler' oldu. Dubalara vururken gaza yüklendi. Biz o sırada can havliyle taksiye yapıştık. Arkadaşımın kan izi taksinin iç tavanına vurmuş. Aracı üzerimize kasten sürdü. Kaçtı. Yukarıda kaza yapmış. Vatandaşlar o kaza yapınca aşağıdaki olaydan habersiz onun yardımına gitmiş. O kaçmaya yeltenmiş, 'Bırakın, bırakın polis geliyor' demiş. Polisten kaçıyor bizi de orada görünce durduracağımızı sandı. Aracı direk üstümüze sürdü. Şikayetçiyim" diyerek beyanda bulundu.

"OĞLUM İŞİNİ SEVEREK YAPIYORDU"

Şehit Turan'ın annesi Hatice Turan " Oğlum işini severek yapıyordu. Benim çocuğumun babası yoktu, yetimdi. Bizim babamızdı. Ben şikayetçiyim. Her şey ortada" dedi.

"PARA TEKLİFİNDE BULUNDULAR"

Şehidin kardeşi Emre Turan ise şikayetçi olduğunu belirterek "Bu bildiğiniz kasten öldürmedir. En ağır cezayı alsın. Sanığın kardeşleri, ağabeyleri muhtarlığımıza gelerek para teklifinde bulundular. Kabul etmiyoruz. Suçludur ki para teklifinde bulunuyorlar" şeklinde konuştu.

"FREN SESİ DUYMADIM"

O sırada olay yerinde olan ve tanık olarak dinlenen taksici Abdullah Yıldız "2 müşterim vardı. Polis uygulaması vardı. Beni durdurdular. Camı açmaya bile fırsatım olmadı. Bir anda araç geçti, en az 130 km hızı vardı. Ben arabadaydım arabayı geri al dediler. Arabayı geri aldığımda Kansu Turan önünde yatıyordu. Bacağı kopmuştu. Polislerle beraber bacağını bağladık. Çarpan araç süratle geçti. Sonra da gitti. Herhangi bir fren sesi duymadım. Çarptıktan sonra ilerde savruldu araba. Bir yavaşlama yaptığını hissetmedim. Bu savrulma fren yapmasından dolayı değildi. Muhtemelen kopan bacak aracın tekerine sıkıştı. Ondan dolayı savruldu. Sol şerit açıktı zaten. Ben de sola doğru çektim. Ortada bariyerler vardı. Ben sol şeritten durdum. Ya benim aracıma çarpacaktı ama dubalı yoldan gitmeyi tercih etti" dedi.

"ORTALIK SAVAŞ ALANI GİBİYDİ"

Olay günü görevde olan polis memuru B.Ç. ise "Bir anons geldi araç kovalıyoruz şeklinde. Ancak konum duymadım. Yaklaşık 1 dakika sonra yanımdaki komiser yardımcısına telefon geldi. Uygulama noktasındaki görevli arkadaşlardan biri aramış. Olay yerine gittik ortalık savaş alanı gibiydi. Kadir yerde yatıyordu yüzü kan içindeydi. Kansu'nun bacağı kopmuştu. Bilinci açıktı. 'İyisin bir şeyin yok' dedim sakinleşsin diye. Kopan bacak olay yerinden 150-200 metre ilerideydi. Yanımda bir polis memuru ile kopan uzvu aldım. 2 tane özel hastaya gittim. Kopan bacağın canlı kalması için buzlama yaptırdım. Bacağı da hastaneye teslim ettim" şeklinde konuştu.

Tanık beyanlarının ardından olay anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri izlenirken şehit Kansu Turan'ın annesi Hatice Turan gözyaşlarına hakim olamadı.

"UYGULAMA NOKTASI MEVZUATA UYGUN DEĞİLDİR"

Önder Çınar'ın avukatı "Öncelikle aileye baş sağlığı diliyorum. Müvekkilim kusurludur. Alkollüdür. Buna itirazımız yok. Ancak uygulama noktası da mevzuata uygun değildir. Ölen kişinin memur olması nedeniyle soruşturma taraflı yürütüldü. Müvekkilim maktulü hiç tanımıyor. Herhangi bir öldürme amacı yoktur. Olay bir trafik kazası" diyerek Çınar'ın tahliyesini talep etti.

"KENDİLERİNİ KORUMADILAR"

Önder Çınar ise son olarak "Görevli memurlar kendilerini korumak adına hiçbir şey yapmamışlardır. Olaydan dolayı çok üzgünüm. Benim de bir ailem var. Tam evlilik aşamasındayken bu olay başıma geldi" dedi.

Mahkeme heyeti Önder Çınar'ın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı eksik hususların giderilmesi için erteledi.

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol