‘Tahammülümüz kalmamıştır’

Suriye’den gelen tehditleri bertaraf etmekte kararlı olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık tahammülümüz kalmamıştır. En kısa sürede gereken adımları atacağız” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın isminin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak değiştirildiğini açıkladı.

‘Tahammülümüz kalmamıştır’

Suriye’den gelen tehditleri bertaraf etmekte kararlı olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık tahammülümüz kalmamıştır. En kısa sürede gereken adımları atacağız” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın isminin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak değiştirildiğini açıkladı.

12 Ekim 2021 Salı 08:34
‘Tahammülümüz kalmamıştır’

Aslıhan Altay Karataş / ANKARA - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye’den Türkiye’ye yönelik terör saldırılarıyla ilgili “Artık tahammülümüz kalmamıştır. En kısa sürede bu sorunların çözümü için gereken adımları atacağız” dedi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yaklaşık 3 saat süren Kabine toplantısının ardından Erdoğan özetle şu açıklamalarda bulundu:

ADIMLARI ATACAĞIZ: Suriye’den ülkemize yönelik saldırıların kaynağı mahiyetindeki kimi yerler konusunda artık tahammülümüz kalmamıştır. Buralardan kaynaklanan tehditleri ya oralarda etkin olan güçlerle birlikte ya da kendi imkanlarımızla bertaraf etmekte kararlıyız. Polislerimize yönelik son saldırı ve topraklarımızı hedef alan tacizler artık bardağı taşırmıştır. En kısa sürede bu sorunların çözümü için gereken adımları atacağız.

750 ENGELLİ ÖĞRETMEN ATAMASI: Tüm kademeleriyle eğitimde de normalleşme adımlarını attık. Üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sıkıntıyla karşılaşmadık. MEB mesleki teknik eğitim Ar-Ge merkezlerinde geliştirilen Kovid-19 hızlı antijen test kiti üretim aşamasına geldik. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde 750 engelli öğretmenimizin ataması yapılacak.

FIRSATÇILARA YAKIN TAKİP: Dünyada enerji başta olmak üzere emtia ve gıda fiyatlarında fahiş artışların yaşandığı bir dönemde çoğu ülke pahalılık yanında ciddi bir mal ve ürün kıtlığıyla karşı karşıyadır. Türkiye ise vaktinde aldığı tedbirler ve güçlü altyapısı sayesinde bu sıkıntılara ya tamamen uzaktır ya da çok sınırlı şekilde maruz kalmaktadır. Fahiş artışları içeriye sınırlı bir düzeyde yansıtarak vatandaşlarımızın yanında olduğumuzu gösteriyoruz. Yaşanan istisnai durumu yüksek kar hırsıyla yaptıkları fahiş fiyat artışlarının bahanesi haline getirerek milletimizin mağduriyetine yol açan fırsatçıları da yakından takip ediyoruz. Önceliğimiz milletimizin huzurudur, güvenliği, refahıdır.

TERÖRÜ BİTİRME NOKTASI: Milletimizin desteği ile verdiğimiz tarihi mücadele sayesinde ülkemizi asırlık tuzaklardan ve cenderelerden kurtardık. Terör örgütünün yurt içindeki insan ve finans kaynaklarını bitirme noktasına geldik.

TEPELERİNE BİNİYORUZ: Artık çocukları dağa giden anne ve babalarının yürek sızısı yerine, çocuklarına kavuşan Diyarbakır annelerinin sevinçlerini paylaşıyoruz. Sadece bu yıl ikna yoluyla 153 terör örgütü mensubunun teslim olmasını sağladık. Son 5 yılda kazandığımız gençlerimizin sayısı 1000’i geride bıraktı. Sınırlarımızın ötesinde de terör örgütü mensuplarına nefes aldırmıyor, nereye kaçarlarsa kaçsınlar tepelerine tepelerine biniyoruz. Artık hiç kimsenin bu ülkede milletimizin bir kesimin dertleri ve beklentileri üzerinden ayrımcılık siyaseti yapmasına izin vermeyeceğiz. Terörün en büyük finans kaynağı olan uyuşturucu ile mücadeleyi de tarihimizin en ileri seviyesine getirdik. Sınırlarımızı sıkı sıkıya kontrol altına alarak uyuşturucu suçlarına cezaları arttırarak bu trafiğe çok ciddi darbeler vurduk. Ülkemizde uyuşturucu bağlantılı ölümleri son 5 yılda yüzde 1 seviyesine düşürdük. Cezaevinde yatan mahkumların üçte biri uyuşturucu suçundan oradadır.

YÜKÜ TEK BAŞINA ÜSTLENEMEYİZ: Göç yönetiminde yeni strateji ve uygulamaları devreye alıyoruz. Türkiye 10 yıldır onurlu ve ahlaklı şekilde sınırlarına gelen tüm mazlum ve mağdurlara kucak açmıştır. Dünyada ve bölgemizde yaşanan gelişmeler artık bu tabloyu aynı esneklikle devam ettirebilmemize imkan sağlamamaktadır. Son beş yılda 2 milyon 350 bin kişiyi ülkemize giriş yapmadan sınırda engelledik. Sınırlarımız içinde yakaladığımız düzensiz göçmen sayısı 1 milyon 300 bini geçti. Bunların bir kısmı geri dönerken, 286 binini de biz sınır dışı ettik. Türkiye’nin yürüttüğü bu etkili ve kapsamlı sınır güvenliği ve göç politikasıyla Avrupa’nın üstesinden gelemeyeceği bir göçmen akınına uğramasının önüne geçtik. Ama artık bizim bu yükü tek başına üstlenmemiz mümkün değildir. Meselenin sadece maddi külfet paylaşımıyla çözülemeyecek bir boyuta ulaştığını herkes görmelidir. Avrupa başta olmak üzere göçmenlerin hedefi ülkelerden daha fazla ve gerçekçi sorumluluk üstlenmelerini bekliyoruz. Biz sınırlarımız içindeki mevcut göçmen meselesini, bir kısmını güvenli ve gönüllü olarak geri dönmelerini sağlamak bir kısmını sosyal ve ekonomik programlarla ülkemize entegre etmek suretiyle çözeriz. Bu çerçevede uyum stratejilerimizi belirledik ve gereken adımları atmaya başladık. Gerisi sığınmacıların hedefi olan yerlerin sorunudur.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı

YEŞİL KALKINMA DEVRİMİ: Türkiye olarak adil yük paylaşımı konusundaki itirazlarımızı saklı tutarak Paris İklim Anlaşması’nı Meclisimizin onayı ile birlikte yürürlüğe koyduk. Önümüzdeki haftalarda G-20 ve BM İklim Zirvesinde  ülkemizin yaklaşımlarını tüm taraflarla paylaşacağız. Yeşil Kalkınma Devrimi’ni tüm çalışmalarımızın merkezine yerleştirerek krizin çözümünde öncü ve etkin bir rol üstlenmekte kararlıyız. Her kesimden sürecin ülkemize külfetlerini asgari düzeyde tutacak, fırsatlarını azami düzeyde değerlendirecek yaklaşımla yürüteceğimiz bu tarihi projeye destek vermelerini bekliyoruz.

BAKANLIĞIN ADI DEĞİŞTİ: İklim değişikliği ve göç konusunda hayata geçirmeyi kararlaştığımız yeni yapısal düzenlemelerin müjdesini milletimizle paylaşmak istiyorum. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın ismini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak değiştiriyor, bünyesinde bir de İklim Değişikliği ve Uyum Koordinasyon Kurulu oluşturuyoruz. Bu bakanlığımıza bağlı olarak altında ilgili tüm birimlerin yer alacağı İklim Değişikliği Başkanlığı kuruyoruz. Konuyla yakın ilişkisi sebebiyle Tarım ve Orman Bakanlığımıza bağlı olan Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğünü de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlıyoruz. İçişleri Bakanlığımıza bağlı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün statüsünü yükselterek Göç İdaresi Başkanlığı haline dönüştürüyoruz. Böylece ülkemizin göç konusunda çok daha kapsamlı, etkin, hızlı hareket edebilmesini sağlayacak kurumsal kapasiteyi oluşturmayı hedefliyoruz.

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol