Davutoğlu: Mafya bile illallah etmiş!

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, gündeme ilişkin görüş ve önerilerini düzenlediği basın toplantısı ile kamuoyu ile paylaştı.

Davutoğlu: Mafya bile illallah etmiş!

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, gündeme ilişkin görüş ve önerilerini düzenlediği basın toplantısı ile kamuoyu ile paylaştı.

07 Haziran 2021 Pazartesi 20:24
Davutoğlu: Mafya bile illallah etmiş!

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun Habertürk ekranlarındaki tartışmalı programına değinen Davutoğlu, "Sizler bir suç örgütü liderine cevap veremeyen Bakanın, bizlere atmaya çalıştığı -ama bunu bile yüzüne gözüne bulaştırdığı- çamurlar sayesinde bize ne komplolar kurulduğunu, neden parti içi darbe yapıldığını daha derinlemesine kavramış oldunuz" ifadelerini kullandı.

Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

Şer gördüğümüzden hayırlar çıktı. Kendilerini kurtarma, sözüm ona kariyer planları adına ülkeyi yakmaktan çekinmeyecek olduklarını ispat edenlerin tıynetleri bir kez daha orta yere serildi. Sizler bizim hayatımızın hiçbir döneminde makam mevki derdinde olmadığımızı, bu ülkenin gidişatını, makus talihini değiştirmek için bir Temiz Siyaset Reformu yapmaya çalıştığımızı anladınız. Birileri bize "bunları yaparsak ilçe başkanı bile bulamayız" derken, bizim doğrulardan şaşmamak adına, sizlerin ve evlatlarınızın temiz bir geleceğe kavuşmaları için çırpındığımızı anladınız. "Bu kadar dürüst olursak ilçe başkanı bile bulamayız" şuursuzluğunda olanların hangi kadrolarla yola devam ettiklerini, ülkeyi de ne hallere soktuklarını bir kez daha tecrübe ettiniz.

KİMSE BİZDEN HAKİKAT KONUSUNDA ÇEKİNGEN, MAHÇUP BİR DİL BEKLEMESİN

AK Parti'nin birikerek gelmiş tüm siyasi ahlak kodlarını tarumar ettiler. Tüm kazanımları yerle bir ettiler. Sosyolojisini propagandalarla yozlaştırmaya çalıştılar. "Hedef Türkiye", "Dış Operasyon" diye diye kendileri ülkenin gerçek beka sorunu haline geldiler! Bizler bunlara eleştiri yaparken belki bazı şeyleri kavramakta güçlük çekiyor olabilirsiniz. Belki "hoca ve ekibi doğru söylüyor ama çok sert eleştirmiyor mu?" diye kendinize sorabilirsiniz. Evet bazı dostlarımız sert eleştirdiğimizi söylüyor, ama şimdiye kadar haksız ve yanlış söylediğimizi kimse iddia edemedi. Biz siyaset dilinde nezaketi, siyaset muhtevasında ise hakikati esas alırız. Hakikat ise gür sesli ve cesur insanların dilinde güç kazanır, hayata yansır. Kimse bizden hakikat konusunda çekingen ve mahcup bir dil beklemesin. Kimse bizden yürüyen cesetler olmamızı beklemesin. Bugün bize vicdanlarıyla gönülden hak veren ama bu açık gerçekler karşısında hala sessiz kalmayı ve tepki vermek için uygun bir vakti beklediğini söyleyen dürüst AK Partili kardeşlerime sesleniyorum. Sizler çekingen bir şekilde sessiz kaldıkça yolsuzluklara bulanmış haddini bilmez küstahlar alanı kaplıyorlar, nesillerimizin geleceğini karartıyorlar.

İKTİDARDAKİLER GECELERİ NASIL UYUYOR?

Memleket yanarken, iktidardakiler nasıl olup da gözleri açık olan biteni seyredebiliyorlar? Nasıl olup da kulaklarının üzerine yatabiliyorlar? Nasıl olur da yastıkları diken kesilmeyip onları uyutabiliyor? İstiyorlar ki onların keyfini sürmeleri için biz de gözlerimizi kapatalım, varoluş gerekçemiz olan vicdanlarımızı susturalım. Ne istifa, ne itiraz, kukuman kuşu gibi olan biteni sessiz ve derinden izliyorlar. Eski Ticaret Bakanı, malı göz göre göre götürürken trene bakar gibi bakıyorlar. Siyasetçileri ve bürokratları birbirlerini FETÖ'cülükle itham ederken arkası yarın tadında, film gibi izliyorlar

Hiçbir resmi görevi olmayan adam da "ben çökmesem mafya çökecekti" derken üç maymunu oynuyorlar. Devletin başı 25 gün susarsa, bunlar ne yapsın? Sorumluluğu gereği "bu ahlaksızlıktır, hukuksuzluktur, araştırılmalıdır, biz hukuk devletiyiz" diyemeyince bunlara ne söz düşsün? Adam resmen mafyanın varlığını ve güçlü olduğunu ikrar ediyor; Mafyanın hukuk düzeninden daha üstün olduğunu ilan ediyor; Kendisinin de mafyayı durduracak yegane kişi olduğunu iddia ediyor ama Cumhurbaşkanı öylece susuyor ve izliyor!

Düne kadar sırtını sıvazladıkları suç örgütü lideri konuşmasa, oğluyla birlikte Marina yönetmeye, mafyacılık oynamaya devam edecek. Onlar gündem değiştirmek için petrol, doğalgaz müjdeleri vermeye, "inadına Kanal İstanbul" demeye devam etsin; bizler Temiz Siyaset adına sorularımızı sormayı sürdüreceğiz! Milletimiz adına soracağız. Bunların "vatan, millet, din" söylemlerine samimiyetle inanarak destek veren AK Partili ve MHP'li kardeşlerimiz adına soracağız. Yarın ikinci bir Reza Zerrab olayı yaşanmasın, Narko Devlet suçlamasına maruz kalmasın diye soracağız!

NARKO DEVLET NEDİR BİLİR MİSİNİZ?

Narko devlet nedir bilir misiniz? Bu tabir uyuşturucu sektörünü sistemin ana unsuru haline getirmiş olan Latin Amerika'daki otoriter rejimler için kullanılır. Çanakkale'den Sarıkamış'a, Yemen'den 15 Temmuz'a tertemiz şehit kanları üzerinde kurulan ve yaşayan bu aziz ülkenin böyle hakaret ifade edilen bir tabirle anılması karşısında susacak mıyız? 4.5 ton kokain transferi iddiası karşısında ileri sürülen argümanlar şüpheleri artıran trajikomik bir niteliğe dönüşmüştür. Reşid bir işadamı ve milletvekili yerine babalarının konuştuğu bir tablo ikna edici olabilir mi? İddialar vahimdir ve doğrudan birinci derece muhataplar cevap vermek zorundadır. Bu sorular konjonktürel olarak geçiştirilecek sorular değildir.

CUMHURBAŞKANI'NA, İÇİŞLERİ BAKANI'NA SORACAĞIZ!

Cumhurbaşkanına "Neden bu pisliği tozlu raflara kaldırmaya çalışıyorsun?" diyeceğiz. Bize, seleflerine, devlet ricaline iftiralar atan İçişleri Bakanına soracağız: "Madem ki suç örgütü lideriydi, neden şehir şehir gezdirip ittifak tabanına rol model misyonu biçtiniz?" diyeceğiz. "Topluma korku salma" ihtiyacını niçin hissettiniz, bundan çıkarınız neydi? diye soracağız. Neden "ben koruma vermedim" diye yalan söyleme ihtiyacı duydunuz diye de ekleyeceğiz. Kamuoyu hala mafyadan 10 bin dolar maaş alan vekili ve İçişleri Bakanı'nın iki haftadır bu vekilin adını neden savcılara vermediğini sormaya devam edeceğiz. O vekilin bu suçunu bildiği halde, neden bu ifşaatlar orta yere saçılana dek bunu sakladığını, şantaj aracı olarak kullanıp kullanmadığını, bunun anayasal suç olup olmadığını merak ediyor.

Halkımız, böyle bir bakana neden arka çıkıldığını, neden istifasının istenmediğini de soruyor. O çete liderini yurt dışına kimin çıkardığını, Nisan ayında dönme sözü verilip verilmediğini, bakanın bunlarla ilgili ifadeye çağırılıp çağırılmayacağını, hepsini tek tek merak ediyor.

Cevapsız sorular o kadar çok ki!

MAFYA BİLE BUNLARDAN İLLALLAH ETMİŞ!

Bırakın 10 bin dolarları, siyasetin milyonlarca dolarla kimler tarafından finanse edildiğini, finanse edenlerin kendi itiraflarından öğreniyor. İşte şimdi anladınız mı bizlerin neden Siyasi Ahlak, Şeffaflık ve Siyasetin Finansmanı Yasası çıkartmaya çalıştığımızı değerli kardeşlerim? Sadece finansmanla kalsa iyi, siyasetin, pis işlerini gördürmek için mafyayı suça teşvik etmesine şahitlik ediyoruz!

Siyaset kendi kesip biçtiği hukuka bile güvenmediği için, Mafyatik güçlerden destek talep ediyor. O mafya gücü bile bunların ihtiraslarından, rant kavgalarından, kurdukları kurtluk düzeninden illallah etmiş!

ADALET BAKANLIĞI VE HSK'NIN HAREKETE GEÇMESİ GEREKMEZ Mİ?

Hadi bir takım iddialarla ilgili Cumhuriyet başsavcılarından başkası harekete geçemez; peki Sezgin Baran Korkmaz hadisesinde, seçilmiş-atanmış devlet görevlileri ve yargıya dönük ciddi iddialara yönelik Adalet Bakanlığı ve HSK'nın harekete geçmesi gerekmez mi? Bir bakan, yurt dışına bir suçluyu kaçırma teşebbüsüyle itham edilirken susması, tek kelime açıklama yapmaması ne anlama gelmektedir? "Temmuzda ekonomi şahlanacak, Almanya, Fransa, ABD bizi kıskanacak" diye kamuoyuna martaval okumak yerine, çıkıp bu iddialarla ilgili halka açıklama yapmalı değil midir? Peki ya Medya transferindeki kamu kaynakları kullanımı ile ilgili iddialara ne demeli?

Ziraat Bankasından alınan 750 milyonluk kredi geri ödendi mi, ödenmedi mi? Zamanında, Alaattin Çakıcı-Eyüp Aşık-Korkmaz Yiğit arası ilişki ve banka satışıyla ilgili kayıt ortaya çıktığında ortalık ayağa kalkmıştı. Peki milyonların maruz kaldığı bu iddialarla ilgili Ziraat Bankası Genel Müdürü ve bağlı olduğu bakan çıkıp bir açıklama yapmalı değil midir? Ziraat Bankası açıklama yapmalı ki Şehir Üniversitesi başta olmak üzere, traktörüne haciz gelen çiftçinin, faizli kredilerle borç batağına sokulan yüzbinlerin ahı mı tutmuş herkes bilsin!

BİR TWİTİ MİLLİ GÜVENLİK SORUNU HALİNE GETİREN İKTİDAR, İDDİALAR KARŞISINDA FAR GÖRMÜŞ TAVŞANA DÖNÜŞTÜ

Birileri, "bu ifşaatlar iktidarı zayıflatıyor" dese de, aslında, iktidar zaten zayıfladığı, mızrak da çuvala sığmadığı için bu cerahatin ortalığa saçıldığını kavrayamıyor! İncir çekirdeğini doldurmayacak konuları,

tek tek twitleri bile Milli Güvenlik sorunu haline getirip yaygaralar koparan bir iktidarın, neden far görmüş tavşana dönüştüğünü artık bu millet çok iyi anlıyor! Artık bu iktidarın ve ortaklarının gerçek bir Milli Güvenlik sorunu oluşturduklarını çok iyi görüyor! 15 Temmuz sonrası kurdukları güç ilişkilerinin, hangi bedeller üzerine oturduğunu, ülkeye nelere mal olduğunu çok iyi kavrıyorlar!

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol