21 Kasım 2017 Salı 00:14
Prematüre doğuma karşı...

Dünyada her yıl 13 milyon, Türkiye'de ise yaklaşık 150 bin bebek prematüre olarak dünyaya geliyor ve bu bebeklerin bir milyonu birinci yaş gününü göremeden yaşamını kaybediyor. Okan Üniversitesi Hastanesi Yenidoğan Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Şenol Bozdağ'a göre prematüre doğumların engellenmesinde bir noktaya kadar dikkat edilirse oranlar azalabiliyor. Anne adaylarının gebeliğin başından itibaren kadın doğum uzmanıyla görüşmesi gerektiğini vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Şenol Bozdağ, “Anne gebe kalmayı düşündüğü andan itibaren, kadın doğum uzmanı ile görüşmeye başlamalı. Sonrasında elbette ki doğal ve sağlıklı beslenmek ve yaşam şartlarını buna uygun hale getirmek prematüre doğumu engelleyecek temel faktörlerdir” dedi.

"HASTANELERDE YENİDOĞAN YOĞUM BAKIM ÜNİTESİ OLMALI"

Prematüre doğumda bebeklerin sorunlarının, taburcu olduklarından sonra da devam ettiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Bozdağ, “Doğumdan hemen sonra bebek, aldığı ilk soluk ile birlikte anne karnındaki dolaşım sisteminden tamamen farklı bir sisteme uyum göstermek zorundadır. Prematüre bebeklerin doğum haftaları küçüldükçe, artan oranda başta solunum sistemi olmak üzere diğer organ sistemlerinde de sıkıntılar baş gösterir. Bu nedenle prematüre doğacak bebeğin yenidoğan yoğun bakım ünitesinin olduğu merkezlerde dünyaya gelmesi önemlidir. Bu bebekler uzun dönemde, görme, işitme, kronik akciğer hastalığı, algılama, hareket bozukluğu, dikkat dağınıklığı, öğrenme güçlükleri gibi nörogelişimsel sorunlarla da karşılaşabiliyorlar" diye konuştu.

Yrd. Doç. Dr. Bozdağ prematüre bebeklerin doğum sonrası yaşadığı zorlu süreç hakkında şunları söyledi:
“Akciğerleri henüz tam gelişmemiş olduğundan, çok özel solunum cihazlarıyla, soluk borularına yerleştirilen küçük hortumlarla yaşama tutunmaya çalışırlar. Dolaşım sistemleri o kadar zayıftır ki ilaç destekleri gerekebilir. Sindirim sistemleri, gelişimini henüz tamamlayamadıklarından, midelerine yerleştirilen sondalarla damla damla beslenirler. Kısaca, biz doktor ve hemşireler, onların yaşama tutunabilmeleri için her türlü yaşamsal desteği dışarıdan sunmaya çalışıyoruz. Bu nedenle prematüreliği önlemek prematüreliği tedavi etmekten daha kolay, daha verimli, daha ucuz ve insanidir.”

“HER ZAYIF DOĞAN BEBEK PREMATÜRE DEĞİL”

Bozdağ, doğum kilosunun, bebeğin prematüre olup olmadığını göstermeyeceğini, çok zayıf bir bebeğe premature teşhisi konulmazken, daha kilolu doğan bir bebeğin prematüre olabileceğini belirtti. Bozdağ, prematüre teşhisinin 37'inci haftadan önce doğan bebeklere konduğunu söyledi.

“PREMATÜRE BEBEKLERDE İLK BESLENME ANNE SÜTÜ İLE OLMALI”

Prematüre doğan bebekte özellikle ilk beslenmenin kolostrum denen, anneden gelen ilk sütle yapılmasının çok önemli olduğunu söyledi Bozdağ, "Beslenme sırasında yaşanan soluk tutma, morarma atakları, emme, yutma ve nefes alma koordinasyonun içerisinde sık yaşanan sorunlardan. Prematüre bebeklerde midede yemek borusuna besin kaçması, kalp atımında yavaşlama ve morarma atakları yaşanması muhtemel durumlardır” diye konuştu.

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol