'Boğaziçi Üniversitesi hedeflerine ulaşamadı...'

Boğaziçi Üniversiteliler Derneği'nin 14. Genel Kurulu'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan,"Boğaziçi ülkemizin en prestijli yüksek öğretim kurumlarından biridir. Bu milletin değerlerine yaslanamadığı için hedeflerine tam manasıyla ulaşamamıştır"dedi.

'Boğaziçi Üniversitesi hedeflerine ulaşamadı...'

Boğaziçi Üniversiteliler Derneği'nin 14. Genel Kurulu'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan,"Boğaziçi ülkemizin en prestijli yüksek öğretim kurumlarından biridir. Bu milletin değerlerine yaslanamadığı için hedeflerine tam manasıyla ulaşamamıştır"dedi.

07 Ocak 2018 Pazar 15:46
'Boğaziçi Üniversitesi hedeflerine ulaşamadı...'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan,Boğaziçi Üniversiteliler Derneği'nin 14. Genel Kurulu'nda konuştu.  'Boğaziçi Üniversitesi bu milletin değerlerine yaslanamadığı için hedeflerine tam manasıyla ulaşamamıştır" diyen Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle:  Pek çok yakın çalışma arkadaşımın mezun olduğu bu üniversitemizle ilgili her konuyu uzun zamandır yakından takip ediyor ve kendilerine de destek veriyorum. İş dünyasında da güçlü yeri olduğu bildiğim üniversitemizin güçlenmesi için mezunlara da görev düşüyor. Büyük birlikteliğin ve işbirliğinin sağlayacağı güç, kamunun tüm imkanlarının üzerinde bir sinerji ortaya çıkaracaktır. Büyük iddiaların sahibi Boğaziçi'ne de böyle örnek bir yaklaşıma liderlik etmek yakışır. Dünyanın köklü üniversitelerine baktığımızda gözdüğümüz bir diğer özellik de kendi toplumu ile güçlü bağlarının olmasıdır. 

"MİLLETİN DEĞERLERİNE YASLANAMADIĞI İÇİN HEDEFLERİNE TAM MANASIYLA ULAŞAMAMIŞTIR"

Bir ayağını kendi ülkelerine ve toplumlarına sıkı sıkıya basıyor, diğer ayakları ile de tüm dünyaya, hatta tüm evrene sesleniyorlar. Esasen bu yaklaşım bizim yabancımız değildir. Bundan birkaç asır öncesine kadar dünyanın bilim ve sanat merkezi bizim coğrafyamızdı. Yenilikler, atılımlar bu coğrafyalardan çıkıyordu. İbni Sina tıp doktorluğuyla, Mimar Sinan mimari dehasıyla, Piri Reis copğrafyacılığıyla adeta birer kutup yıldızı olarak yol göstermişlerdir. Güçlü bir müktesebatımız var. Cumhuriyet döneminde de ülkemize hem kendi birikimimize sahip çıkacak hem de küresel düzeyde sahip çıkacak pek çok bilim yuvaları kurulmuştur. Boğaziçi Üniversitesi, Galatasaray bunlardan biridir.

Boğaziçi, ülkemizin en prestijli yüksek öğretim kurumlarından biridir. Bu milletin değerlerine yaslanamadığı için hedeflerine tam manasıyla ulaşamamıştır. Üniversitemizin temeli yabancı bir eğitim kurumuna dayanıyor olması bu zemine oturtulmasına asla mani değildir. Çok seslilik ile kendi ülkesine yabancılık arasındaki çizgiyi doğru bilmeden de bunu yaşatamayız. Asıl mesele fiziken nerede olduğunuzdan ziyade zihin olarak nerede durduğunuz meselesidir. Merhum İstiklal şahidimiz Mehmet Akif'in 'Asım'ın Nesli' vaadiyle, Tevfik Fikret'in oğlu Haluk'un nesli arasındaki farkı asla unutmamalıyız. 

AÇIK KONUŞMAYI SEVERİM: BU MU ÖZGÜRLÜK?

Açık konuşmayı severim. Çünkü kesinlikle gizli  hafıza kaydım yoktur. İster yerli ister yabancı ne olursa olsun, ister içeride  ister dışarıda açık konuşmak. Bakınız hep söylenir; eğitim-öğretim özgürlüğü,  düşünce özgürlüğü, bunlar hep konuşulur. Konuşulması güzel de acaba uygulamaya  gelindiği zaman, diyelim ki Boğaziçi Üniversitesi, buradaki hocalarımız, bu işe  nereye kadar acaba şöyle pergellerini açıyorlar? Burası çok önemli. Çünkü belli  bir fikrin savunucusu olanlara kapıyı aç, belli bir fikrin savunucusu değilse ona  kapıyı kapa. Bu mu özgürlük? Çünkü eğitim öğretim kurumlarının bu noktada bir  defa kefeni yırtması lazım. Ehliyet liyakat kimdeyse onun girmesi lazım, önünün  de kapatılmaması lazım.

"ZİHNİNİ AMERİKA'DAKİ ŞARLATANA ADAYAN MANKURTLARDAN BİLİM ADAMI OLMAZ"

Bilimin olmadığı yerde sadece cehalet değil, onunla birlikte vahşet de kök salmaya başlar. Terör niye üniversitelere yerleşmiştir? Bizim yıllarımızda anarşiydi, daha sonra bu teröre dönüştü. Üniversitelerimiz bizim huzur mekanlarımız olması lazım. Oralarda kalemlerin, bilgisayarların, laptopların konuşması lazım. Ama zaman zaman bunlar çok farklı bir konuma doğru yerleşti. Selçuklu'yu yıkılışa götüren Haşhaşi dalgası, bir yanı ile cehalet bir yanı ile vahşet kokuyordu. Bugün de Türkiye benzer saldırılarla karşı karşıyadır. FETÖ insanların zihinlerini kayıtsız şartsız itaat duygusu ile çökertirken 15 Temmuz'daki gibi vahşetlere de yönetlmiştir. Zihnini Amerika'da yaşayan şarlatana adayan mankurtlardan bilim adamı da Müslüman da olmaz. 

Alim olmak başka bir şeydir, Arif olmak başka bir şeydir. Alim olabilirsin ama Arif olamazsın. Arif irtifa makamıdır. İkisi olmak başka bir şey. Hep duamız şu olsun; "Ya Rab, bizi bilgi ve hikmetle birleştir." Çünkü hikmetsiz bilgi adeta yok mesabesindedir. Karşısına İslam'ın terakkiyi emrettiğini ifade eden ne kadar ayet, hadis, örnek koyarsak koyalım bunların fikri değişmez. Bunların derdi selamlama değil, tek gayesi kurdukları tuzaklara çekebildikleri kadar insanı çekmektir. Ne olduğunu, kim olduğunu, nereden geldiğini, nereye gittiğini bilmeyen insanlar bu tuzaklara düşebilir. Biz düşmedik, düşmeyeceğiz. Hele hele bir Boğaziçilinin bu tuzağa düşmesine asla gönlüm razı gelmez. 
 

Son Güncelleme: 07.01.2018 15:51
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol