Ömer Çelik'ten Kılıçdaroğlu'na Gara tepkisi!

AK Parti MYK sonrası Sözcü Ömer Çelik açıklamalarda bulundu.

Ömer Çelik'ten Kılıçdaroğlu'na Gara tepkisi!

AK Parti MYK sonrası Sözcü Ömer Çelik açıklamalarda bulundu.

18 Şubat 2021 Perşembe 20:33
Ömer Çelik'ten Kılıçdaroğlu'na Gara tepkisi!

Ömer Çelik'in açıklamalarından satır başları şöyle:

Diyarbakır annelerinin eylemi devam ediyor. Bu annelerin evlatlarına kavuşmak için verdiği mücadelenin kainat kadar büyük olduğunu gösteren, bütün dünyaya ders verecek nitelikte bir bekleyişi sürdürdüğünü gösteriyor. Şehit verdiğimiz bir kısmı bir süredir orada tutuluyordur. Operasyon bu kardeşlerimi kurtarmak için gerçekleştirildi. Dualarımızı tekrar kendilerine gönderiyoruz. Ortaya çıkan tablo içinde en üzücü olan konu, acılarımızı yaşarken, bazı kara propagandalara cevap vermek zorunda kalmamızdır. PKK bir DEAŞ örgütü gibi katliam şebekesidir. Lanetlenmelidir. Terör örgütüne siyasi mazeret üretenler, terör aslında birçok şeyin sonucudur diyerek cinayet ve katliamları uzun süredir meşrulaştırmaya çalışanlar, terör örgünü lanetlemek yerine dikkatleri başka yere çekmeye çalışıyorlar.

Şehitlerimiz olduğunda Avrupa'da hiçbir binaya Türk bayrağı yansıtıp bizi desteklediklerini görmedik. PKK bölgede hesabı olan herkesin istediği gibi kullanacağı elverişli bir maşa. Emin olun Kürt çocuklarının geleceğini buraya bağlayanların gözünde, PKK'nın yöneticilerinin hayatı, bütün Kürt çocuklarının hayatından daha kıymetli. Bölgedeki Kürt çocuklarının geleceğinin ne olacağı hiç umurunda değil. Çok net bir tablo ki terör örgütü diyor ki biz bu katliamı yapmadık, Türk ordusu bombalama yaparken oldu diyor. TSK, terörle mücadelede dünyanın en deneyimli ordusudur. Şehitlerimizin naaşları alındıktan sonra görüldü ki, bir bomba ile vücut bütünlükleri bozulmuş değil. Sıkılan kurşunla hayatlarını kaybedip, şehit olmuşlar.

KILIÇDAROĞLU'NA TEPKİ! PROVOKASYON, SKANDAL

Türkiye'de köklü bir parti olan, CHP adına konuşan genel başkan 13 şehidin sorumlusu Erdoğan dediği zaman Türkiye'nin terörle mücadelesine doğrudan saldıran bir provokasyondur. PKK'ya söyleyeceği sözü Türkiye'nin Cumhurbaşkanına söylüyor. Üzüntü verici trajik bir sapma. Siyasetin neresine sığar? Artık bunlara girmiyorum. Bunlar geçtik gittik. Dünyada Türkiye'ye düşmanca saldıranlardan bile böyle üzüntü verici cümleler duymadık hiç. Şehitlerimizin mirasına sahip çıkmak hepimizin boynunun borcudur. Son derece üzüntü verici bir tablo. Orada bir takım sorular soruyorlar, onlara cevap veririz. Devlet ve siyaset hayatımızda görülmüş en büyük skandallardan biridir. Dünyaya tek yumruk gibi bir mesaj verilmeliydi. PKK terör örgütüne söylenecek laf, Türkiye'nin devlet başkanına söylenirse bu, şehitlere sahip çıkmak olur mu? Bu katliam siyaseti yapanlarla aynı yerde yapanlarla durmak gibi bir durum. Şehitlerimizin otopsi raporlarında gözüküyor. Bunların misyonu terör örgütünün yalanını yaymak. Türkiye terörle mücadelesini kararlılıkla sürdürecek. Kim ne derse desin sınırlarımızda bir terör devletçiliği kurulmasına müsaade etmeyeceğiz. Bedeli ne olursa olsun. Güç kapasitemiz ortadadır ve bu kararlılıkla kullanılacaktır.

ABD'NİN AÇIKLAMASI

ABD'nin son zamanlarda 2 tane açıklamasına tepki gösterdik. Müttefikimiz olarak kararlarımıza saygı duymasını bekliyoruz ve talimat verir gibi açıklama yapılmasını doğru bulmuyoruz. Türk demokrasisine, yargısına mutlak saygı, terörle mücadele konusunda katıksız destek bekliyoruz. ABD'nin Dışişleri Bakanı tanıdığımız bir isimdir. Beklediğimiz şey bu 'eğer'li cümlenin, meşru ve egemen bir NATO müttefikiyle PKK terör örgütünü eşitleyen, son derece vahim, yanlış ve kınanması gereken ve Amerikan Dışişleri Bakanlığından da sorgulanması gereken bir ifade olduğunun farkına varılmasıdır. Bu hükümetimizin beyanına inanmamak demektir. Böylesi bir açıklama sorgulanmalıdır. Daha sonra yapılan açıklamalar toparlayıcı nitelikteydi. Öteki türlü bir dil Türk-ABD ilişkilerinin sabote edilmesi ve NATO müttefiki olarak yapacağımız işlerin aksayacağı anlamına gelmektedir. Buna benzer bir dil 15 Temmuz'da da gördük.

DOĞU AKDENİZ'DEKİ SON DURUM

Kuzey Rum Kesimi'nin olduğu bir toplantıda neden KKTC yok? Bu dostluk forumu olmaz. Herhangi bir soruna çözüm bulması mümkün değil. Hallerinin onlar için kabusa dönüşeceğini garanti ederiz. Ya bizim önerdiğimiz biçimde diplomatik kanalları işleteceksek, iş birliği için bölge ülkelerin, kıyıdaş ülkelerin böyle bir toplantının düzenlenmesi gerektiğini Cumhurbaşkanımız dile getirdi. Dostluk forumu altında Türkiye ile sorun yaşayan ülkeleri toplamak, Akdeniz'deki birliği sabote etmektir. Avrupa Birliği'nin önceliğinin göçmenlere karşı Yunan tarafından yapılan müdahalenin durdurulmasına yönelik olması gerekiyor.

SORU - CEVAP

(HDP'nin, İletişim Başkanı Altun'a yönelik sözleri) İletişim başkanının görevlerinden biri kara propagandalar ile mücadele etmek. Terörle bağlantıları ortaya çıkınca İletişim Başkanlığını hedef alıyorlar. İletişim Başkanlığı şimdiye kadar gösterdiği başarısını sürdürecek.

(Siyasette Gara tartışması) Bakanlarımız gittiler, siyasi partilere bilgi verdiler, Yüce Meclis'e bilgi verdiler. İlk açıklama gece 2'de yapıldı. Odaklanılması gereken şey PKK terör örgütüyken, iç siyasete dönük bir duruma dönüştürülmeye çalışılıyor. Yumuşak güç ve sert güç unsuru olarak bu evlatlarımızın hayatlarını kurtarmak için yapılması gereken her şey yapıldı. Sanıyorlar ki sadece bu operasyon yapıldı. 'Bizim haberimiz yok' diyorlar. Gazeteye ilan mı verilecekti? Evlatlarımızın canını kurtarmak için diplomasi ve operasyon alanına giren her seçenek değerlendirilmiştir. PKK bunu biz yapmadık, bombalama sonucu oldu diyerek en bilindik yalanlarından birini söylüyor. Bakanların Yüce Meclis'e açıklama yaparken bir gayret içinde olmaları niye eleştiriliyor? Her iki bakan terörle mücadelenin başında olacak kişiler. Neyden telaşlanacaklar?

Cumhurbaşkanımızın şehit aileleriyle ilgili hassasiyetini sorgulayanların, şehit cenazelerine gittiğinde gördüğü muameleyi hepimiz görüyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan böyle zamanlarda değil her zaman şehit aileleri ile ilgilenir. Her zaman arar. Biz şehit aileleri ile tek bir aileyiz.

Bir soykırım ekonomisi var ve bundan beslenenler var. Bunların amacı ilgili bulundukları ülkelerde lobi yaparak ilişkilerin daha kötü olmasını sağlamak. Hangi ülke sözde soykırım için karar alıyorsa, Ermenileri rehin almak için yapıyor. Normalleşme kapısı açılmışken
Ermenistan adım atmasın diye yapılan sabotaj girişimleridir. Yaptıkları iş bölge barışına katkı sağlamak değildir.

(Fransa'daki tartışmalı yasa tasarısı) Fransa'daki yasa tasarısını yakından takip ediyoruz. Le Pen ırkçılığı ve İslam karşıtlığı ile bilinir. O bile bu yasanın aşırı olduğunu söylüyor. Fransa demokrasisine bir faydası olmayacak. Burada yazık olan Fransa demokrasisidir.

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol